Ahmet için “şöyle dumanı üstünde bir yayla çorbası” tarifi

Sevgili okuyucum, bu yazım mesai arkadaşım ve son yarışmamızın üçüncülerinden Ahmet Bey’in kazandığı ödüldür.

Bizim departmanın perde arkasındaki kahramanlarından Ahmet, konusunda uzman, yardımsever, iyi niyetli ve çalışkan bir o kadar da mütevazi ve sakindir. Her zaman olumlu yaklaşımları ile arkadaşları tarafından da çok sevilir. Tanıması ve birlikte çalışması zevkli olan arkadaşımızın ince bir mizah anlayışı da vardır. Onu tanıdıkça insani kalitesine ve egolarından arınmış ve sabırlı yapısına şapka çıkartırsınız.

Tek zayıf yönü ise fındıkseverliğidir Ahmet’in , sigarayı bıraktı ama fındık tiryakiliği ile her tarifin içinde fındık arayıp eleştirilerini sakınmayarak insanı zorluyor.

Şaka bir yana bu blog konusunda da, yardımseverliği ile bana yol gösteren arkadaşım yarışmayı kendi bileğinin gücüyle kazandı, hakkında dedikodu yapılmaya …

Ödül olarak Huli hanımdan “bu soğuk kış gününde şöyle dumanı üstünde, enfes bir yayla çorbası tarifi isterim :)” diye dilekte bulundu. Çorba tamam ama içinde fındık yok! Bilmem beğenecek mi?

Yayla çorbasını herkes bilir, az farkla herkesin sofrasında sıkça bulunan bir çorbadır. Benimkinin farkı ne? Aslında yok, ama istek üzerine yapılınca insan ayrı duygularla hazırlıyor. İçine sevgisini , özenini katıyor. Üstünde tüten buhar sanki sihirli bir güç gibi yayılıyor ve bizim için özel olan insanlara ulaşıyor. Hasta komşuya giden bir tabak yayla çorbası, soğukta üşümüş  eşin önüne konan sıcacık bir kase yayla çorbası, midesi rahatsız bir yaşlının önüne konan bir tabak yayla çorbası, yeni yemek yapmayı öğrenen bir çocuğa  öğretilen yayla çorbası, kışın ısıttığı kadar da yazın soğuk içilip serinleten yayla çorbası… var mı sevmeyen böyle güzel bir tadı?

Benim tarifime gelince:

Malzemeler:

2 çorba kaşığı un

3 çorba kaşığı yoğurt

1 yumurta

1 avuç iri pilavlık yıkanmış bulgur ( artık pirinç yerine bulgur kullanıyorum daha sağlıklı)

5 bardak su (isteyen et veya tavuk suyu da koyabilir)

1 tatlı kaşığı tuz

1/2 kahve fincanı kızgın zeytinyağı

1 çay kaşığı kırmızı pul biber

1 tatlı kaşığı kuru nane

Yapılışı:

Bir tencerede yağ ve baharat hariç tüm malzeme yumurta çırpma teli ile karıştırılarak koyulaşıp kaynamaya başlayıncaya kadar pişirilir,, altı kısık olarak ateşte tutulur. İsterseniz içine önceden haşlanmış nohut da koyabilirsiniz, bu defa ben koymadım ama arada değişiklik olarak kullanıyorum.

Şimdi geldik işin en eğlenceli tarafına. Bir kahve cezvesinde yağı kızdırıp içine baharatları atıyorsunuz yağ yeteri kadar kızgın ise bir anda köpürüp kabarıyor bu önemli, yakmadan ama özü de yağa geçene kadar hızla pişiriyorsunuz baharatları veee cosss diye kendinizi yakmamaya dikkat ederek, tehlikeli aman dikkat, boca ediyorsunuz kızgın yağı çorba tenceresine! Altını kapatıp üstüne de bir kapak örtüyorsunuz hemen, kaymak bağlamasın diye. Bir güzel naneli yoğurt yağ karışımı kokusu o anda yükseliyor ve  insanın içine işleyerek sevdiklerine ulaşıyor tüten buhar eşliğinde …

Ne kadar kolay değil mi bu basit çorba ile birilerine olan duygu ve düşüncelerimizi aktarmak. En azından ben böyle hissediyorum. Umarım size de aktarabiliyorumdur. Haydi hazırlayın hemen, kokusunu içinize çekin ve sunun sizin için değerli olan herkese ! Afiyet olsun.

“Ahmet için “şöyle dumanı üstünde bir yayla çorbası” tarifi” için 3 yorum

  1. Merhaba Hülya Hanım ,

    Sizi tanımak ve sizinle çalışmak ne şans, iyi ki varsınız …
    Yazınızı baştan sona çok farklı duygularla okudum, bana bu duyguları yaşattığınız için sonsuz tşkler .. 🙂 🙂

    Saygılarımla ..
    Ahmet B.

  2. Bu emojiler de Ece’den 😊
    👩🏻‍🍳👏🏼😋😻😻🤶🏼🐱🐶🐾🐾

  3. Elinize sağlık, tarif de anlatımınız da her zamanki gibi çok güzel, Ahmet değerinizi bilsin 💐❤

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir