Aklım ve kalbim İskoçya’da kaldı!!!…

Her güzel kavuşmanın ardından buruk bir ayrılma,ama bilmek tüm çabaların çağdaş bir birey, aydın bir genç yetiştirmek için olduğunu , seçtiği meslekte en iyi nerede olacaksa onun için orada olsun demek ama bir yandan da özlemek ve onun için endişelenmek…dünyanın neresinde olursa olsun her annenin duyguları bunlar biliyorum ama her defasında baştan yaşıyorum hem gururla hem de daha ayrılırken özlemenin gözyaşlarıyla!

Evet bu duygularla sevgili dostlar Edinburgh’tan Paris’e geçerken sonra iş güç görüşmeler toplantılar derken bu yazıyı paris istanbul uçuşunda hazırladım sizler için gezdiğim gördüğüm yerleri ve tatları sizlerle paylaşmak için!😊

img_6985

Cumartesi fransa üstünden 1 saat 50 dk lık bir uçuş sonrası o masal şehrine geldim, doğru kızımın evinde aldım soluğu binanın kapısı açıktı daire kapısını çalınca coşkuyla sarıldık birbirimize kokusunu içime çektim yavrumun, güzel bir dünya kurmuş kendisine odasının duvarlarında özgün süslemeler, mutfağında kendine pişirdiği güzelim yemekler, ev arkadaşıyla tanıştım ve 3 tarçın çayını keşfettim ikram üstüne: ne hoş ve sakinleştici bir lezzet… sonra beraberce bir jazz bara gittik yerel iskoç biralarımızı yudumlarken başladık derin, uzun bir sohbete çıkan değişik müzisyenlerin eşliğinde!

img_6989

3 saatlik zaman farkı ve uzun yolculuk etkisiyle hemen uyumuşum eve dönünce. Sabah olduğunda kızım 1 günlük maceramızı programlamıştı: ilk olarak sanat galerilerini gezip ”the pantry” denen başarılı cafede ”Full Scottish Vegeterian Breakfast” ve “Maple sirop waffle” ile güne başladık

1 dilim tam tahıllı tereyağında kızartılmış ekmek

3 adet ince dilimlenmiş sote edilmiş kültür mantarı

1/2 domates hafif yağda sote edilmiş

1 adet sebze ve irmik ile hazırlanmış iskoçların “hagis” adını verdikleri sebze köftesi

3 adet patates krebi

1 adet sahanda yumurta

1 küçük kase sıcak haşlanmış ketçap ile sulandırılmış kuru fasulye

Tüm malzemeyi fasulye hariç üst üste dizerek üstünü de ince kıyılmış yeşil soğanla süslemiş “the pantry” nin usta şefi👌

Ben değişik tatları denemeyi sevdiğim için zevkle yedim siz de beğendiyseniz yorumlarınızla geri dönebilirsiniz 🙏

İstanbuldan Bursa’ya geçtiğim için şimdi yazıma ara veriyorum arkası yarın✋

“Aklım ve kalbim İskoçya’da kaldı!!!…” için 6 yorum

  1. Canım kızım çok güzel güzel ifaden var , bir güçlü bir yazar olacaksın,Gizem’cigim ile buluşmanıza sevindim.. başarılarınız artarak devam etsin inşaallah..hepinizi çok öpüyorum..😃

  2. Hülya hanım Edinburgh öyle bir şehir ki gören herkesin mutlaka kalbinde bir yer kazanır buna bir de kızınızın varlığı eklenince yaşadıklarınızı bir anne olarak çok iyi anlayabiliyorum Bu kahvaltıyı bilmiyorum ama onların geleneksel hagis yemeğini tattık Sakatat dolması şeklinde olduğu için bize çok hitap etmedi ama bunu denemek isterim Kızınızla daha çok görüşebilmeniz dileğiyle..

  3. Canım benim ne güzel anlatmışsın Evlat özlemini, Ben de manchaster’a her gidişimde hemen hemen aynı duyguları yaşıyorum . Yorgunluğuna değmiş ama Gizemcimle belli ki çok güzel dakikalar geçir misin yediklerine gelince bayıldım ben de yemek istiyorum seni seviyorum benim güzel kalpli arkadaşım 😘🤗

  4. Benimde aklim Iskocya-Edinburgh’da kaldi cok az gezme firsatimiz olmustu ve bahsettiginiz kahvaltidan denemistik degisik guzeldi fasulyeler haric (sabah sabah gitmiyor).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir