Babalar gününde Alacadene yemek

Alacadene harika olmuş

Baba insanın dünyaya geldiği ilk günden itibaren güvencesi, baba ocağı büyüdüğünde onu sevgiyle bekleyen sığınma yeri…Tüm okuyucularımın babalar günü kutlu olsun, ölmüş babalarının toprağı bol, sağ olanların ömrü bol olsun.

Babamdan öğrendim ben cesareti, atılganlığı, yeni maceralara güvenle adım atmayı…anaokuluna gittiğim ilk gün elini nasıl da sıkmıştım kan akışını engellercesine.

Altıyolda birlikte yaptığımız yaramazlıklar benimle çocuk olan babamla hala gözümün önünde: at kestaneleri toplardık yürürken, gizlice atmak için büronun camından aşağı caddeye…

Berber olurduk biz Tamti ile , o da müşteri, traş bitince evin içinde bir koşu, parayı almak için peşinden ,önümüzden koşan babamın.

Hele o soba başı oyunlarımız: mısır patlatmalar, ayva , patates gömmeler küle. Sigara içen portakal adam yapardı babam bize.

Her orijinal meyveden, gıdadan alırdı az da olsa, tadalım baba ocağında tanışalım ilk kez, başka yerde tadarken bocalamayalım diye…

Balık sürüsü geldiğinde, kasa ile alıp hazırlardı elleriyle bize.

Ayakkabılarımızı boyardı hergün temiz gidelim okula diye..

Evden çıkmadan ağzımıza bir lokma da olsa hazırlayıp koyardı her sabah hazırladığı kahvaltıdan, evin rıskını tadalım önce diye…

İlk bisiklete binme talimlerimde ,nasıl da peşimden koşardı bana kol kanat geren babam!

Uzun yürüyüşler yapardık genç kızlığımda beraber, girdiğim sınavların çıkışında beni avuturdu kötü geçmişse…

Çok güzel karikatürler çizerdi bize, hep anlatacak komik bir öyküsü vardı babamın bizi güldürecek.

En iyi okullarda, en iyi eğitimi almamız için, varını yoğunu ortaya koydu Tamti ve benim için. İş yaşamında değişik serüvenler yaşadı: uluslarası bir şirketin muhasebe sorumluluğu, bir trikotaj atölyesi, Hülya gıda pazarının işletimi, Cerrahpaşa Hastanesi Vakfının Yöneticiliği…tüm bu serüvenlerde amaç: bizlere daha iyi bir gelecek sunmak.

Okumayı, gezmeyi, yemek pişirmeyi seven babam, annemin yokluğunu aratmadı bize, çocuklarım doğduktan sonra…her sıkışmamızda “imdat baba bize gelebilecek misin?” dedikçe, sonunda doğup büyüdüğü İstanbul’u arkasında bırakıp, Mudanya’ya taşıdı evini bize daha yakın olmak için. Çocuklarıma hem anneanne hem dede oldu, kendi oturduğu apartmanın tonton dedesi.

Birazdan ona gideceğiz, elini öpüp babalar gününü kutlamaya, iyi ki varsın babam 🙂 iyi ki senin çocuğun olarak gelmişim bu dünyaya…

Ben de @monetababies in bebeklerini üreten sevgili arkadaşım Bingül Özer’in, bana tarifini kendi evinde yapıp tattırararak verdiği ve  malzemelerini Uşak’tan temin edip, bana yolladığı Alacadene yemeğini, bugün babam için yazıp sizlerle paylaşıyorum.

Uşak mercimeği

Hazırlama süresi 1 saat

Malzemeler:

2 su bardağı yeşil mercimek (tercihen Uşak mercimeği)

2-3 çorba kaşığı pilavlık bulgur

2 soğan inceceik kıyılmış

2 çorba kaşığı zeytinyağı

1 kuru kırmızı biber

Tuz, karabiber

Yapılışı:

Ayıklanıp yıkanmış mercimek ve bulguru süzüyoruz. Soğanı yağda sarılaşıncaya kadar pişiriyoruz. Mercimek ve bulguru ekleyip üstünü 2-3 parmak geçecek kadar su dolduruyoruz. Arzuya göre tuz karabiber , kırmızı kuru biberi de ekliyoruz.  İyice yumuşayıncaya kadar 35-40 dakika pişiriyoruz. Yanında salata ile harika bir lezzet afiyet olsun!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir