Bir dönüm noktası

Bir korku ile mi desem daha doğrusu bir tedirginlik mi ama bir yandan da müthiş bir merak ile düştüm yollara!

Neyin tedirginliği bu? Bilinmeyene gidiş mi, ayak uyduramayacak olma endişesi mi, doğal yaşamdaki börtü böcek, toprak yollar engebeler mi, yoksa bana yabancı yaşam tarzı olanların dünyasına girmek mi?

Yol kıvrıla kıvrıla ilerledikçe masmavi deniz, yemyeşil ağaçlar ve kızıl toprak tepeler arasından; hem panik atak duygusu ile geri dönme dürtüsü, hem de içinden “bu senin dönüm noktan kaçma git!” komutlarıyla yola devam ettim.
Ve geldim işte otoyolun kenarında bir bayır toprak yolun başındayım, araba ile ileri geri yaptım, gözüm kesmedi tırmanışı hala içinde o ikilem konuşmasını sürdüren iki ses “kaç git”, “saçmalama kal”. Sonunda yardım aldım ve tepedeyim macera başlıyor:

Ülkenin büyük şehirlerinden kopup gelmiş kendi gerçeklerini arayan bu her yaştan ve her kültürden insanın ortak noktası ne? MASAL evet doğru duydunuz masal sevgisi!
Burası bir doğal yaşam merkezi igloo şeklinde bir sosyal tesis, birkaç tahta bungalow ve bir doğal havuzu hemen fark ediyorsunuz.
Tepeden denize, muhteşem bir ormana ve gökyüzüne bakıyorsunuz.


Bir kaç balıkçı kayığı tepeden ceviz kabuğu gibi gözüküyor!
Yemeğimizi keyif ile yedik: havuçlu yeşil mercimek, pilav, yoğurt ve kıvırcık salata… çok ama çok lezzetli, yer sofrasında, sırt destekli minderler üstünde , manzaraya karşı!
Derken gece için hazırlıklar başladı: çıtır çıtır kıvılcımlar ile ateş kıvamına geldi ve masmavi gök kubbenin binlerce parıldayan yıldızı altında, musikimizin güzel enstrümanlarından yayılan sükunet verici notalar eşliğinde, gerçek dünyadaki bir aşk öyküsünü, manas destanındaki karakterler ile karşılaştırmalı hayranlıkla dinledik, uzaklardan bize eşlik eden ağustos böceklerinin sesleri arasında… ortam öyle büyülü ki hiç bitmesin istiyor insan!
Derken masal anlatıcısı da bir masal anlatmaya başlıyor ve tek bir hecesini kaçırmadan pür dikkat dinliyorsunuz. Anlatıcı, zaman zaman sesini iyice azaltıyor, küçük eslerin arkasından heyecanlı çıkışlarda, sesi çınlıyor ve tüm vücudu buna eşlik ediyor, enstrümanlar ara geçişlerde yeniden tınlamaya başlıyor ve siz mest oluyorsunuz ve iyi ki geldim ve buradayım diyorsunuz.
Bakalım yarın neler olacak?

 

“Bir dönüm noktası” için 2 yorum

  1. Okurken masallar kapısının arkasından ben de dinliyor gibi oldum. Binbir gece masallarındaki gibi ‘ya devamı?’
    Okumak için sabırsızlanıyorum.

  2. Hulicim iyiki gitmişsin anlattıklarında fotoğraflardan öyle anlaşılıyor bugün neler olacak merakla yazını bekliyorum maceracı hulicim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir