Carmen&Eftalia ve Kötü Adam

Kıvrıla kıvrıla uzayan kısalan yolları dağları tepeleri aşıp düzlüğe indiler, birdenbire masmavi denizi gördüler.

Carmen ve Eftalia

Eftalya , Carmen’in kulağına eğilip ben iner inmez denize atlıyorum, haberin olsun dedi, Carmen fısıldıyarak ben de dedi. Kötü adam da içinden ben de dedi.

Otobüs bungalowların önüne park etti…
Odalarına yerleştiler, birden kapı yeniden açıldı ve Kötü Adam ben de burada uyuyacağım dedi!

Serinlemek için kendilerini sulara bıraktılar… ayaklarının altında incecik kum taneleri pırıldıyordu.

Suyun ısısı bebek banyosu gibiydi. Mavi renk insanı derinliklerin içine davet ediyordu. Bir minik su perisi cıvıl cıvıl tatlı sesi ve kıvrak hareketleriyle Carmen ve Eftalya ‘nın etrafında dönüp duruyordu.

Dalgaların beşik hissini verdiği bir anda Kötü Adam’ın ” hahhahhh haaa” diye kahkahası duyuldu… Eftalya ürperdi korkuyla kıyıya çıktılar. Carmen onu avutmak için sabahtan beri kokusu burnu sızlatan haşlanmış mısırlardan aldı.

Kötü adam onları uzaktan izliyordu derken hızla yola koyuldu ve bungalowun kapısını içerden kilitleyerek hain planlarını uygulamaya koydu…

İçeri girmek için epey beklemek zorunda kalan iki kız arkadaş akşam yemeğini kaçırmamak için yedek anahtar bulup odaya girmeye karar verdiler, ıslak mayoları ve tuzlu tenleriyle resepsiyona geri döndüler.

Yedek anahtar ile nihayet odaya girdiklerinde kötü adamın pencereyi açık bıraktığını ve odanın sivrisinekler ile dolduğunu fark ettiler, gece nasıl uyuyacakları hakkında en ufak bir fikirleri yoktu.

Üstelik adam haince raptiyeleri divana koymuştu ki kızlar oturduklarında neye uğradıklarını şaşırsınlar…

Daha fazla gecikmemek için duşlarını alıp yolda öfkeli sarı ineğin gazabına uğramaktan çekinerek restorana gittiler.

Akşam için önceden sipariş edilen tuzda pişirilmiş akya balığını beklerken Carmen mönüde gördüğü yoğurtlamanın ne olduğunu merak etti ve hemen sipariş verdiler.

Mis gibi kokan bazlama ekmeğinden kopardığı parçayı yoğurtlamaya banarak ağzına attığında sarmısaklı yoğurda bulanmış nar gibi kızarmış patlıcanın tadı damağının gerisinde bıraktığı lezzete bayıldı.

Doğa restaurant’ın sahibinin torunu olan ipek Tekin ile tanıştılar ve Doğa tesislerinin restoranınınn alçıbaşı Ayhan Ustaya hemen tarifi sordular.

Hazırlama süresi 15 dakika
Pişirme süresi 10 dakika

Malzemeler:

1 kemer patlıcanı
1 patates
1 kabak
1 havuç
2-3 çarliston biber
Yoğurt
Sarımsak
Zeytinyağı
Domates
Kekik, pul biber

Yapılışı:

Tüm sebzeler yassı dilimler halinde kesilir. Tuzlu suda patlıcanlarınnacı duyu akıtılır. Kızgın yağda fazla karartmadan sebzeler kızartılır.
Üzerine sarımsaklı yoğurt gezdirilir. Üzerine lezzet vermesi için rendelenmiş domates yağda öldürülür tuz ve baharatlar eklenir. Elde edilen sos son aşamada yoğurdun üzerine dökülür ve yanında sıcak bazlama ile servis edilir. Afiyet olsun.

Bu öyküdeki seramik bebeği almak isterseniz aşağıdaki adresi ziyaret edin

https://hulisfunnyfoodadventure.com/urun-kategori/seramik-bebekler/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir