Cin börülceli ekşili ıspanak

Cin börülceli nar ekşili zeytinyağlı ıspanak

Otobüs  yollara koyulmuş, gece gitmiş gündüz  gitmiş sonunda, güzel mi güzel  üç tarafı denizlerle kaplı bir yarımadaya gelmiş. Pıtırcık uykusundan gerinerek uyanmış ve meraklı gözlerle etrafa bakmaya başlamış.

Babası, oradan bir taksi çevirmiş ve doğruca kalacakları pansiyona gitmişler. Pıtır ve Pıtırcık, üstlerini değiştirip hemen kumsala yüzmeye gitmişler. Kendilerini serin sulara attıkları gibi yorgunlukları da gitmiş.

Denizde bir boy yüzdükten sonra, kıyıda kendi yaşlarında çocuklarla arkadaş olmuşlar. Suda voleybol  oynayıp, kumsalda sohbet etmişler. Bizimkiler, gezdikleri gördükleri yerleri ve yedikleri yemekleri iştahla anlatırken, karınları da zil çalmaya başlamış. Anneleri:” hadi artık geç oldu duş alın pansiyona dönelim” deyince, hemen eşyalarını toplayıp hazırlanmışlar.

Pansiyonda odaları çok sevimliymiş. Nakış işlemeli mis gibi çarşaflara uzanmadan hemen yıkanmışlar , biraz dinlenip yemek hazır sesini duyunca, koşarak avluya inmişler.

Pansiyonun sahibesi  Dürdane Hanım, sofrayı çeşit çeşit değişik yemeklerle donatmış. Pıtırcık, ilk tattığı yemek olan, cin börülceli ekşili ıspanağın öyküsünü merak etmiş. Dürdane hanım da anlatmaya koyulmuş:

Dürdane Hanım

Bir gelin ve görümce varmış. Aralarından su sızmayan iki arkadaşlarmış. Ne zaman bir araya gelseler ,çok iyi anlaşırlar, gün boyu hem tarlada börülce toplar, hem de türkü söyler oynarlarmış.

Bahçalarda börülce

Oynar gelin görümce

Oynasınlar bakalım

Bir araya gelince

Akşam olunca da yemek pişirir, iki aile beraberce yerlermiş. Bu gelin görümceyi kıskanan, başka kadınlar  varmış. Kendileri geçimsiz olan bu kadınlar, cinlere el açar “şunların aralarını bozuver” derlermiş. Ama bu öyle büyü ile haset , nazar ile bozulacak bir ilişki değilmiş. İki kadın, gelin görümceden öte, iki kız kardeş gibiymişler. Aksine, bu yemeği yedikçe gözleri cin gibi parlar, birbirleriyle çok iyi geçinirlermiş.

“Bu iki kadından, günümüze kalan bu yemek bizim buralarda çok sevilir!” demiş ve tarifi vermiş, Dürdane hanım. Pıtırcık da defterine not almış.

Hazırlama süresi:

Haşlama dahil hazırlama: 40 + 20 dakika

Pişirme: 20 dakika
Malzemeler:

1 çay bardağı cin börülcesi akşamdan ıslatılıp sabah haşlanacak kara suyu akıtılacak (yeşil mercimek te kullanılabilir)

1 kg ıspanak yıkanıp doğranmış (köklerinden de yapabilirsiniz)

1 soğan

1 domates

1 limonun suyu

3 kaşık nar ekşisi

1 fincan zeytinyağı

1 tatlı kaşığı tuz

1 çay bardağı su

Yapılışı:

Zeytinyağında soğanı domatesi pişirin. Ispanakları ilave edin.. Suyunu , tuzunu ekleyip pişmiş cin börülcesi (diğer adı maş fasulyesi) ilave edip bir taşım kaynatın. Ateşten indirip limon suyu ve nar ekşisini de ilave edin. Ilık ya da soğuk olarak servis yapın.

Hepsi afiyetle yemeklerini yiyip, teşekkür edip, sofradan kalkmışlar. Pıtır ve Pıtırcığın gözleri cin gibi parlamaya başlamış. Bu masal da burada bitmiş…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir