Deniz_lerden gelen Naz_lı börek

Çook uzak kıtalara doğru keşfe çıkan , kadayıf gibi ak bir sakala sahip kaptan Kybele, sütten oluşan dalgalı Denizlerin üzerinde fırın tepsisine benzeyen gemisiyle Nazlı nazlı ilerliyormuş.

Bu uzun yolculukta yanına aldığı mürettabatın çeşitli yetenekleri varmış. Çarliston biber çok güzel dans ediyormuş. Domates piyano çalıyormuş. Yumurta iyi bir satranç oyuncusuymuş. Pastırma çok güzel yüzebiliyormuş. Kaşar peyniri ve tereyağı kardeşlere gelince onlar başarılı olamamaktan çekindikleri için, tüm gün güvertede güneşin altında yatıp eriyorlarmış.

Kaptan Kybele nin sorumluluk bilinci çok yüksekmiş. Çaba harcamayan mürettebatın bu davranışlarının diğerlerine karşı haksızlık olduğunu düşündüğünden, kaşar peyniri ve tereyağına bir görev vermiş. Hergün çalışkan mürettebata börek yapacaklarmış. Ama gel gelelim kaşar peyniri ve tereyağ ya börek başarılı olmaz ise diye hiç te çaba sarfetmiyorlarmış.

Kaytarmak için türlü bahaneler üretiyorlarmış. Zamanlarını çarçur ettikleri için de mürettebat kimi gün aç kalıyormuş. Halbuki üstlerine aldıkları bu sorumluluğu yerine getirip biraz çaba sarfetseler, zamanlarını iyi kullanıp hem börek pişirmeye hem de güneşlenmeye vakitleri yetermiş. Üstelik bu çabalarının sonucunda da hep birlikte güzel bir akşam yemeği yiyip, domatesin piyano konseri eşliğinde çarlistonun dansına katılıp, onun gibi güzel ve alımlı olabilirler, güneş batınca ne yapacaklarını şaşırıp diğerleri eğlenirken yalnız kalmazlar, hem de dışlanmazlarmış.

Sonunda kaptan Kybele onlara bir ders vermeye karar vermiş. Kim daha hızlı börek malzemelerini hazırlarsa ona satranç oynamayı öğretecek , kim böreği akşam yemeğine vaktinde yetiştirirse ,ertesi gün ona da yüzmeyi öğretecekmiş. Başlangıçta bu teklif hiçbir yetenekleri olmayan kardeşleri heyecanlandırmış, ikisi de hırs yapmışlar. Kybele kaptan da bu işe sevinmiş.

Üstünden biraz zaman geçince tereyağ ,o gün kendine verilen işi bitirememekten korktuğu için hiç başlamamış ve  güvertede güneşin altında yatmaya devam etmiş. Onu gören kaşar peyniri, tereyağ yatıyor güneşleniyor, ben de yatacağım diye kıskançlığından o da kaytarmaya başlamış. Bunu gören kaptan Kybele çalışkan mürettebatla satranç oynayıp yüzmeye gitmiş, onlar da güverteden hasetle onlara bakıp : “yaa bunlar nasıl oluyor da hem işlerini yapıyor, hem yeteneklerini geliştiriyor hem de çeşitli başka faaliyetler yapıyor, nasıl zaman buluyorlar “diye düşünüyorlarmış.

Sonunda kaşar peynirinin canı, yüzmeyi öğrenmek istemiş. Kybele kaptanın kamarasındaki yemek tarifleri defterinden bir börek tarifi bulmuş. Böreğin adı kadayıf böreği imiş. O tarife göre zamanını da iyi kullanarak kadayıf böreğini akşama hazırlamaya karar vermiş. Tereyağına da demiş ki ,gel  kardeşim biraz çaba harcayalım, bu tarifi pişirelim… sen bu malzemeleri hızla hazırla ,akşama biz de eğlenceyi kaçırmayalım. Bu işe aklı yatan hem de kaptandan aslında satranç öğrenmeyi de çok isteyen tereyağı, tek tek diğer mürettebatı dolaşıp niyetini anlatmış.

Bu böreği çok merak eden çarliston, domates, pastırma, yumurta  kendilerinden birer parçayı tereyağına vermişler. Tereyağ  kovayı denize sallandırıp, süt denizinden bir kova süt doldurmuş. Sıra kadayıfa gelmiş. Onun için kaptana gidip niyetlerini açıklamış. Buna çok sevinen kaptan onları doğru yönlendirme sorumluluğuyla, çok sevdiği yıllardır kesmediği kadayıf sakalını hemen oracıkta kesip, tereyağına vermiş.

Böylece Kybele kaptanın yemek defterindeki tarif biraz çabayla , işbirliği ile güzel bir böreğe dönüşmüş. Sonunda herkes çabalarının karşılığını almış ve kaptan onlara yüzme ve satrancı öğretmiş. Diğerleri ile birlikte yarışmalar yapmışlar, her yarışta bir kazanan bir kaybeden olacağını öğrenip asıl olanın çaba sarfetmek  ve birlikte eğlenmek olduğunu anlamışlar. Güzel böreğin tadını çıkarmışlar . Gemi uzak kıtalara yüzerken sonunda karaya yanaşmış ve Huliler ülkesini keşfetmiş.   Namı gitgide yayılan bu börek huliler tarafından da çok beğenilip Huli hanım tarafından yılbaşı sofrasına hazırlanmış.

Kybele kaptanın tarifine göre hazırlanan bereketli böreği  yiyenler büyülenmişler. O günden sonra da böreğin adı “denizlerden gelen nazlı börek” olarak anılmaya başlamış.

Siz de bu böreği yapmak isterseniz işte size Kybele’nin yani marifetli komşum, sevgili arkadaşım Sibel’in tarifi.

 Malzemeler:

1/2 kg yaş tel kadayıf

6 yemek kaşığı erimiş tereyağı

200 g rendelenmiş kaşar peyniri

1 paket dilimli çemensiz pastırma

1 domates ince dilimlenmiş

2 çarliston biber ince halkalar halinde kesilmiş

500 ml süt

2 yumurta

2 çay kaşığı tuz

Yapılışı:

Yaş kadayıf yayvan bir kalıba alınır. Üzerine 4 kaşık tereyağ dökülür, tel tel açılır. Kadayıfın yarısı ısıya dayanıklı cam bir tepsinin tabanına yayılır. Üzerine kaşar peynirinin yarısı yayılır.Peynirin üzerine pastırma , domates ve çarliston dilimleri karışık her taraf eşit gelecek şekilde dizilir. Üzerine kalan kaşar serpilir ve kalan kadayıf yayılır. Elle iyice bastırılır. Diğer tarafta süt, yumurta, tuz çırpılır.Böreğin üzerine gezdirilir. Streç film ile kapatılan tepsi buzdolabında 3-4 saat dinlendirilir.Dinlenen börek dilimlenir üzerine 2 kaşık tereyağı gezdirilir. 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirilir.

 

“Deniz_lerden gelen Naz_lı börek” için 3 yorum

  1. Hülya’cım hem hikayelerin çok güzel hem de yemekler harika gözüküyor , en kısa zamanda bu böreği deniyeceğim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir