Karnı kara börülcem ile boynu bükük yapıtların ortak kaderi

Zeytinyağlı börülce

Bir heyecan eserleri yapan ellerde… Tüm sene çaba, özveri, uykusuz geceler, araştırmalar gerçekleştirmeler! Ayy çamur çok çabuk kurumasın, fırnda kırılmasın , sırları düzgün çıksın…evet o sır attıktan sonraki bekleme sürprizlerle dolu. Bakalım sanatçının  istediği renk gerçekleşecek mi? Harika olmuş ya da sürpriz ben bu rengi atmamıştım aslında…

İşte tüm yıl seramik atölyesinde iş çıkışı zevkle verilen uğraşlar, hafta ortası bedenen yorgun ama her defasında çamura enerjiyi aktarmanın verdiği dinginlik duygusuyla!

Ve yıl sonuna doğru sergi heyecanı, benim eser yetişecek mi, seçilecek mi, kaidesi, çerçevesi oldu mu….ve kalp çarpıntıları dorukta: açılış anı geldi serginin. Kimi yapıt orada keşfedilir sanatçı tarafından, daha yeni çıkmış olduğu için fırından…

Yavaş yavaş konuklar sergi salonunu doldurmaya başlar, biz sanatçılarda da bir sevinç bir heyecan. Ya eserler, alımlı alımlı duvarları, sehpaları süsleyen? Bir gurur gösterirler kendilerini, patlayan flaşlar eşliğinde konuklara. Her birinin ayrı öyküsü anlatılır ziyaretçilere… ve bir açılış anı daha sona erince, kutlamalar eşliğinde, başlar herkes geldiği gibi, bir bir geri gitmeye…

Ve eserler de, gecenin ilerleyen saatlerinde, kalırlar başbaşa suskun boynu bükük. Derin bir sessizlik, güvenlik gitmeden inen son şalterde karanlığa gömülür hepsi. Ertesi gün, günün ışıklarıyla başlarlar beklemeye, tek tük gelen ziyaretçilerin hızla geçen bakışları arasında suskun…günler ilerledikçe sayı azalır artık, son günleri gelmiştir saltanatın. Boynu bükük beklerler o acı anı: son gün sergilendikleri yerden koparılır gibi alınıp paketlenip evlere atölyelere dönecekleri zamanı. Belki tozlar içinde bir koli köşesinde, belki de şanslı iseler evlerin duvarlarında.

Biraz benzeşiyor benim yemeklerin kaderi de bu eserlerin kaderine…bir dizi peşpeşe pişirip fotoğrafladığım yemekler heyecanla bu siteden yayınlanacakları günü beklerler. Ne zaman ki Huli Hanım duyurur , takipçilerine hepsi görücüye çıkarlar bir heyecan, derken her gün tık sayısı azalır ve yeni bir yazıyla sırayı devrederler bir sonraki tarife. Boyunları bükük beklerken sorgulanmayı, meraklı bir takipçinin klavyesinde…

İşte karnı kara börülcem de bu şekilde… pişireli epey oldu. Pıtırcık ve arkadaşı keyif ile yediler, fotoğrafı elimde ancak bugün görücüye çıkacak birazdan yazı tamamlanıp yayınlanınca umarım beğenilir keyfi yerine gelir.

 

Hazırlama süresi:

1 gece ıslama + 40 dakika

Malzemeler:

2 su bardağı kuru börülce akşamdan ıslatılıp birkaç kez suyu değiştirilmiş

2 soğan incecik kıyılmış

1 su bardağı zeytinyağı

1 çorba kaşığı domates salçası

2 diş sarımsak çentilmiş

4 su bardağı su

1 tatlı kaşığı tuz

2 kesme şeker

Hazırlanışı:

Börülceleri üstünü kapatacak kadar temiz su ile 10-15 dakika haşlayın, kara suyunu da dökün bekletin. Soğan ve sarımsakları zeytinyağında sararıncaya kadar kavurun, 1-2 dakika da salça ekleyip çevirin. Tencereye 4 su bardağı kaynar su ve börülceleri ekleyip yumuşayıncaya kadar pişirin. Suyu azaldıkça azar azar kaynar su ekleyebilirsiniz. Sıcak ılık veya soğuk olarak yiyebilirsiniz . Afiyet olsun.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir