Madame Rose ya da Rosita’dan “baklaa at bir taklaaa”

Zeytinyağlı bakla

Osmanlı sarayında beyaz bir rus kadın yaşardı. Sözü dinlenir ağır başlı bilge bu kadının etrafında sanki beyaz bir hare vardı. Aurası çok yüksek bu kadının çevresi hiç boş kalmazdı.

Geleceği okuyabilen bu kadın etrafında dolaşan enerjileri çözümleyebiliyordu. Negatif enerjileri pozitife döndürebilen kadının sadece garip bir huyu vardı! Ara ara çın çın çınlayan bir ses ile “baklaaaa at bi taklaaaa” diye bağırırdı….

Okumaya devam et “Madame Rose ya da Rosita’dan “baklaa at bir taklaaa””

Carmen&Eftalia ve Kötü Adam

Kıvrıla kıvrıla uzayan kısalan yolları dağları tepeleri aşıp düzlüğe indiler, birdenbire masmavi denizi gördüler.

Carmen ve Eftalia

Eftalya , Carmen’in kulağına eğilip ben iner inmez denize atlıyorum, haberin olsun dedi, Carmen fısıldıyarak ben de dedi. Kötü adam da içinden ben de dedi. Okumaya devam et “Carmen&Eftalia ve Kötü Adam”

Offelia ile Gizemli bir şehir ve sürpriz bir pilav

Patlıcanlı pilav

Gece kuzey ışıkları gökyüzünü aydınlatırken uçak tekerlerini piste değdirir.

Kadın koşarak yolcu bekleme bölgesine çıkar ve hasret ile kucaklar yavrusunu… kalpten kalbe ılık bir rüzgar eser! Sessizce bir şey söylemeden o anın tadını çıkarır ana kız…Julia ve Giselle ayrı uçaklardan inmişlerdir.

Okumaya devam et “Offelia ile Gizemli bir şehir ve sürpriz bir pilav”