Tarhanam ve öyküsü

Tarhana vaaar!

Günaydın bugün tarhanam ve öyküsünü anlatacağım ama güne harika başladım!

Neden diyeceksiniz? Bu sabah uyanınca bir e-mail ve peşi sıra bir telefon aldım: sosyal medyadan bir takipçim bana cıvıl cıvıl sesiyle öyle güzel gururlandırıcı ve cesaret verici yorumları ile telefon etti!

Müthiş bir serotonin yükselmesi yaşadım!

 

Öte yandan dün İstanbul’dan bir takipçim yaptıklarıma ilgi duymuş ve her yerden almak yerine benim el emeği tarhana ve reçelimi sipariş etmiş: heyecan ile paketledim ve kargoya verdim!

Ev yapımı toz tarhana

Kendi çapımda yaptığım ve bu siteden sizlerle paylaştığım etkinlikler, yazılar, masallar ve ürünlerin bu şekilde takdir görmesi doğal olarak beni mutlu ediyor. Keza yazılarıma yorumlarınızla yaptığınız geri dönüşler ya da etkinliklerimin peşi sıra yaptığım anketlere cevaplarınız ve bana verdiğiniz şekillendirici geri bildirimler inanın benim için paha biçilmez çok değerli.

Bugün sizlere tarhanam hakkında yazmak istedim. Daha önce yapılış tarifini aşağıdaki bağlantı ile öykülendirmiştim. https://hulisfunnyfoodadventure.com/gurbette-tarhana-corbasi-ozlenirse-ne-olur/

Bodrum güzelleri
Hazırlıklar başladı
piştik sayılır

 

 

 

Bodrumdaki evimize gittiğimde ilk iş çarşamba günü gümüşlük pazarına gidip, en güzel yerli domates ve biberleri ve dağ kekiğini, maydanozları ve soğanları aldım. Bunları mutfağımda sevgiyle yıkadım, ayıkladım, doğradım pişirdim ve kavanozladım.

Kavanozlar dizi dizi

Amacım bunları tazeliğini koruyacak şekilde Bursa’ya getirmek tarhanamın yapımında, kışlık yemek dibi, menemen salçası, kahvaltılara peynir yanında sıcak sos olarak kullanmaktı.(Urla Yelken Otel’de https://www.facebook.com/urlayelkenotel/ yemiştim çok hoşuma gitmişti, bu oteli de Urla’ya yolunuz düşerse tavsiye ederim.)

Ve tarhanamın yapım günü geldiğinde kendi usulüme uygun olarak gururla kullandım ve toz tarhanam hazırdı.Sonra kavanozlarıma doldurdum ve heyecan ile ambalajladım 🙂

Tombiş kavanozum
Mis gibi koktu

Tabii ki tadımı da ihmal etmedik bu taze masulü kalite kontrol eşimden tam puan aldı. E bende beğendim ellerime sağlık akşam yatmadan sabah kahvaltıda bir koca tencereyi ikimiz bir günde içtik bitirdik.

Paketim nasıl ama?

Şimdi sipariş geldikçe paketleyip yolluyorum, sevgili  denizyıldızım, genç Gıda Mühendisi arkadaşımın tavsiyelerine uygun olarak ürün etiketini de, pişirme önerisini de paketimin içine ekliyorum. Biz beğendik alanların da beğeneceğini düşünüyorum, bu siteden yorumlarınızı bekliyorum.

İşte böyle bu yaz bu heyecanı yaşadım, yaşıyorum tarhanamın öyküsü bana mutluluk veriyor!

Eski notlarıma baktım ve internet araştırmalarımda bulduğum bilgileri de bu vesile ile size de aktarayım istedim:

Öncelikle tarhanamın faydalarına bakalım:

Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Temiz, yaptığı açıklamada, tarhananın içinde bulundurduğu çeşitli liflerden dolayı yüksek kolesterol, kalp krizi, kolon kanseri, obezite, yüksek tansiyon, hemoroid ve damar hastalıklarının azaltılmasında etkili olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Temiz, tarhanada bulunan proteinlerin vücut için gerekli olan bazı aminoasitleri bolca ve dengeli olarak içerdiğini belirterek, “Tarhana, vücudumuzun mikroplara karşı dirençli olması açısından önemli olan vitaminler ve mineraller yönünden  zengindir. Tarhanada özellikle B vitaminleri bol miktarda bulunur. Kepeği uzaklaştırılmamış undan yapılan tarhanalardaki B vitaminleri içeriği kepeksiz undan veya göceden (kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday) yapılan tarhanalara göre daha yüksektir. Kalsiyum, demir ve çinko ise tarhanada bol bulunan minerallerdir” dedi.

Tarhananın Türk kavimleri tarafından çok eski çağlarda üretilip tüketildiğinin tahmin edildiğini kaydeden Temiz, Orta Asya’dan göç eden Türklerle birlikte Anadolu’ya geldiğini ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de İran ve Irak gibi imparatorluğa yakın komşu doğu ülkelere ve Rumeli üzerinden Macaristan ve Yunanistan gibi batı ülkelerine yayıldığının kabul edildiğini belirtti.

Temiz, Türklerle ırk yakınlığı bulunan Macarların tarhanayı Macaristan’a ve Finlandiya’ya kadar taşıdıklarını belirterek, bugün Suriye, Filistin, Ürdün, Lübnan ve Mısır gibi Yakındoğu ülkelerinde “kishk”, İran ve Irak’ta “kushik” veya “kushuk”, Türkistan’da “göce”, Yunanistan’da “trahanas”, Macaristan’da “tahonya”, Finlandiya’da ise “talkhuna” ismiyle tarhanaya çok benzeyen gıdalar üretildiğini bildirdi.

http://www.milliyet.com.tr/sifa-kaynagi-tarhana–pembenar-detay-sagliklibeslenme-1443656/

Tarhanam nasıl bulunmuş?

Bu besleyici çorbayı kim, nasıl bulmuş? Bir gün hanımın biri elindeki malzemelerle yemek yapmaya koyulmuş. Yoğurt, domates, biber, soğan gibi temel gıda ürünlerini bir kasede karıştırırken bir taraftan da kızgınlık içinde kavga ettiği eşini düşünüyormuş. Bu arada eşinin geldiğini mutfak camından görmüş ve o sinirle çorbayı pencereden dışarıya fırlatmış. Mutfak penceresinin hemen önünde ekmek tahtası varmış. Malzemelerin çoğu bu tahtanın üzerine dökülmüş. Günler geçmiş ve bir gün kadın ekmek yapmak için tahtayı almaya gittiğinde üzerindeki kurumuş olan karışımı görmüş. İsraf olmasın diye bu kuru kırıntıları toplayıp, suyla karıştırıp pişirmiş. Akşam hanımın beyi ilk defa gördüğü bu yemeği çok beğenmiş. Anadolu’da tarhana çorbası böyle doğmuş ve ninelerimizin, annelerimizin vazgeçilmez yemeği olmuş.

Tarhana Adı

Ramazan ayında, tebdil-i kıyafetle şehri dolaşmaya çıkan devrin sultanı her akşam iftarı bir evde açarak halkın sıkıntı, şikayet ve isteklerini bizzat kendisi almak ister. Yanında baş veziri de vardır. Sultan ve veziri akşam ezanı kimin kapısının önünde okunursa o evde iftar etmeye karar verirler. O dönemde hiç bir aile tek başına iftar yapmaz. Her evin kapısının önünde bir kişi beklemektedir. Akşam ezanı okunurken Sultan ve veziri kendilerini tanıtmadan, herkese selam vererek bir eve girerler. Zaten ev sahibi de iftara birilerini çağırabilmek için kapıda beklemektedir. Fakir ama gönlü zengin biri olan ev sahibinin İftar sofrasında ekmek, tuz ve mis gibi tüten bir çorba vardır. Tuzla iftarlarını açarlar, ekmek ve çorba ile karınlarını doyururlar. Çorba, sultanın çok hoşuna gitmiştir. Ev sahibine; -“Bu çorba çok hoşuma gitti. Ne çorbasıdır bu?” diye sorar. Çok zeki ve ferasetli olan ev sahibi; -“Darhane çorbasıdır, sultanım” diye cevap verir. Darhane, Anadolu insanının dilinde “tarhana” olarak yerini alır. Bazı yerlerde ise daha da kısaltılarak “tarana” olarak kullanılır.

Yemeklerin Hikayeleri Olur mu?

https://www.ebilge.com/201492/Tarhana_corbasinin_hikayesi_nedir.html

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir